Kamu hastanelerinde hizmet veren 117 kalp merkezi, hastaların tanıdan takibe kadar tüm süreçlerini yönetiyor. Geçtiğimiz yıl 46, bu yılın ilk altı ayında ise 11 kalp nakli ameliyatı başarıyla tamamlandı.
Sağlık Bakanlığı yetkilileri tarafından yapılan bilgilendirmede, kardiyovasküler rahatsızlıkların bireylerin ömür uzunluklarını, günlük işlevselliğini ve genel yaşam konforunu derinden sarstığı vurgulandı. Özellikle genç yaşlarda edinilen olumsuz yaşam biçimlerinin, ilerleyen süreçlerde ciddi sağlık sorunlarına yol açarak kalp sağlığını zayıflattığına dikkat çekildi. Bu nedenle, sağlıklı yaşam tarzının benimsenmesi, risk faktörlerinin erken dönemde tespit edilmesi ve doğru tedavi protokollerinin uygulanması, kalp damar sağlığının korunması açısından kritik öneme sahip olduğu belirtildi.
Bakanlık bünyesindeki kamu hastanelerinde toplam 117 kalp merkezi (101 erişkin, 16 çocuk) faaliyet gösteriyor. Yüksek teknolojiye sahip bu tesislerde, kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi uzmanlarının koordineli çalışmasıyla hastalara bütüncül bir sağlık hizmeti sunuluyor. Erken tanıdan ileri cerrahi işlemlere kadar geniş bir yelpazede hizmet veren bu merkezler, özellikle ileri derecede kalp yetmezliği çeken ve tıbbi kriterleri karşılayan hastalar için kalp nakli süreçlerinin yönetilmesinde de kilit rol oynuyor. Son verilere göre, geçen yıl 46, bu yılın ilk yarısında ise 11 kalp nakli gerçekleştirildi; nakil sonrası bakım ve takip süreçleri de uzman ekiplerce titizlikle sürdürülüyor. Bu altyapı, vatandaşların acil ve kompleks kalp hastalıklarına yönelik ileri tedavi seçeneklerine daha hızlı ve kesintisiz erişimini mümkün kılıyor.
Koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında kalp damar hastalıklarının önlenmesine yönelik çalışmalar da kararlılıkla devam ediyor. Birinci basamak sağlık kuruluşlarında risk analizleri yapılırken, tansiyon ve diyabet gibi temel risk faktörlerinin erken teşhisi ve kontrolü sağlanıyor. Tütün kullanımına karşı mücadele, dengeli beslenme ve hareketli yaşamın teşviki ile toplumun sağlık farkındalığının artırılması hedefleniyor. Uzmanlar, kalp sağlığının korunmasının sadece hastalık sonrası tedavi ile sınırlı kalmayıp, risklerin önceden minimize edilmesini gerektirdiğini ifade ediyor. Bireylerin sigaradan uzak durması, ideal kiloyu koruması, düzenli egzersiz yapması ve vitalsel değerlerini takip etmesi büyük önem taşıyor. Ayrıca, göğüs ağrısı, nefes darlığı veya çarpıntı gibi belirtiler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınması gerektiği hatırlatılıyor. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaşmasıyla hem bireysel yaşam kalitesinin yükseldiği hem de toplumdaki hastalık yükünün azaldığına dikkat çekiliyor.

















